| ||||||||||||||
30 Temmuz 2011 Cumartesi
İslam ahlakında ailenin yeri
Sayın Adnan Oktar'ın 6 Mart 2009 tarihli Kral Karadeniz TV röportajından
Kral Karadeniz: Bugün gazetelerde General Motors şirketinin iflasın eşiğinde olduğuyla ilgili haber vardı. Söylediğiniz herşey birer birer gerçek oluyor. Her konuda inanılmaz bir bilgiye ve faydalı fikirlere sahipsiniz demiş Said Tekin. Acaba insanlar ne zaman sizin kıymetinizi anlayacaklar ve sizi dinleyerek huzura kavuşacaklar, demiş Said Tekin
SAYIN ADNAN OKTAR'A BELLİ KESİMLERİN KARŞI OLMASI, DOĞRU YOLDA OLDUĞUNUN ALAMETİDİR
Sayın Hülya Avşar, Sayın Adnan Oktar’ı konuk aldığı programında, Sayın Adnan Oktar’ın bazı çevreler tarafından sevilmediğini belirtmiş ve bunu, önemli bir ölçü olarak göstermeye çalışmıştır. Oysa bu yanlış bir değerlendirmedir. Müslümanlarla inkar edenler arasındaki mücadele Peygamberimiz zamanından beri vardır ve kıyamete kadar da sürecektir. Bu Allah’ın adetullahı, yani Allah’ın kanunudur. Peygamberimiz nur gibi temiz ve güzel ahlaklı olmasına rağmen, ona karşı olanların, onu sevmeyenlerin, hatta ona olan öfkesinden onu öldürmek isteyenlerin sayısı oldukça fazla olmuştur. Nitekim karikatür krizi gibi olaylardan da açıkça görülebildiği gibi, bu çevrelerin Peygamberimiz’e karşı kini, bugün bile devam etmektedir.
TOPLUM VE AİLE BASKISI MÜSLÜMANLARIN KARŞILAŞABİLECEKLERİ ZORLUKLAR ARASINDADIR
Aile, toplumumuzda çok önemli bir değerdir ve Türk aile yapısının mutlaka korunması gerekir. Fakat her büyük toplumda olduğu gibi, bizim toplumumuzda da bozuk akıl ve mantık yapısında hareket eden, ahlak dışı yaşantıları olan, çocuklarını da kendi yaşantılarına zorla çekmeye çalışan kimseler vardır. Bir insanın, sırf anne-babası olduğu için bu kişilerin fikirlerine boyun eğmek zorunda olduğu iddia edilemez. Cezaevleri cinayet işlemiş, gasp, hırsızlık yapmış, devlete zarar vermiş anne-babalarla doludur. Kimse, bu kişilerin çocuklarının aileleri ile müşterek bir hayat yaşamak zorunda olduğunu iddia edemez. Ayrıca bir kısım basın tarafından savunulan her anne-babanın, çocuklarının iyiliğini ve sağlığını gözeterek hareket ettikleri iddiası da gerçek dışıdır.
Sayın Adnan Oktar'ın 6 Mart 2009 tarihli Başkent TV röportajından
Deşifresi:
Adnan Oktar: Güzeller güzeli peygamberimiz, Peygamberlik görevini aldıktan sonra biliyorsunuz çok çileli ve zorlu bir ortam oluşmuştur. Yani insanlar ona çok şiddetli baskı yapmışlardır. Etrafındaki olan insanlara işkence yapmışlardır. Hatta burada o konular anlatılır. Mesela örneğin diyor. Ümmü Gülsüm Binti Ukte İmanlı bir müslüman hanımdı. 7 yıl boyunca ailesinin baskısıyla Mekke müşriklerinin arasında yaşamak zorunda kalmıştı. Ailesi baskı yapıyor. Peygamberin yanına yanaştırmıyorlar. Resullullah (s.a.v)’a biat ettiği andan itibaren diğer müslümanlar gibi o da çeşitli işkence ve baskılara maruz kalmıştı. Bak müslüman diye hem ailesi hem çevresi baskı yapıyorlar. Din ahlakını terketmesi için başta babası olmak üzere müşriklerden zulüm ve baskı görmüş. Niye gidiyorsun Muhammed’in yanına diyorlar...(s.a.v). Sakın onunla görüşme diyorlar.
Sayın Adnan Oktar'ın 7 Mart 2009 tarihli Kanal 35 - İzmir röportajından

TOPLUM VE AİLE BASKISI MÜSLÜMANLARIN KARŞILAŞABİLECEKLERİ ZORLUKLAR ARASINDADIR
Deşifresi:Kanal 35: ....Soruların içerisinde en çok dikkatimi çeken bir soru ile başlamak istiyorum. Töre cinayetleri çoğu zaman gazete manşetlerinin ilk sayfalarında ya da üçüncü sayfa haberleri arasında en sık rastladığımız ve günlerce medyayı meşgul eden en önemli sorunlardan bir tanesi. Kadınlarımız ciddi anlamda yarın da dünya kadınlar günü hem bu bağlamda kadınlarımıza mesajlarımızı da verelim. Neler düşünüyorsunuz, neler söyleyebileceksiniz töre cinayetleri ile ilgili.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




